Seri #326

Özge Fışkın’ı seviyorum, sesi çok hoş, albümünde de birkaç tane gerçekten sevdiğim şarkısı var, çok uzun bir aradan sonra, bu şarkılardan birisine klip çekilmesi güzel.

httpv://www.youtube.com/watch?v=4psitueedg0

Read the rest of this entry »

Yitik Şehir‘de yazılan bazı aşk hikayeleri genellikle depresif, melankoli yoğunuğu olan yazılar. Biraz araştırdım, sadece mutluluk içeren aşk hikayesi yazılmamış :) ben bulamadım veya:) Zaten ne yazacaksınız ki, “Tanıştık, mutluyuz” yok ki bir olay? :D

Tabii ben yazdım diyebilen varsa buyursun:)

Günler yine karışmaya başladı. Sabah 8-9 gibi uyuyorum, 13-14 gibi de kalkıyorum. 4-5 saatlik uyku yetiyor. Uyumak gereksizmiş gibi geldiği için böyle yapıyorum sanırım. Boşa vakit kaybı:) evet evet böyle düşünüyorum artık. Nedir yani uyurken rüya mı göreceğim? Görsem ne göreceğim? Yine saçma sapan, birileri kaçacak, ben yine peşinde koşacağım. Bir gün denizde boğulacağım beni kurtaran birileri olacak falan filan. Böyle saçma rüyalar görüyorum anlayacağınız. Peki uyumuyorumda ne yapıyorum? geçmişten kalan projelerim vardı. onlar hakkına düşünüyorum. Çünkü bugüne kadar şunu çok iyi anladım ki, 1 yıl sürecekse bir proje, bunun en azından 6 ayı düşünmekle geçmeli, geriye kalan süre de zaten çok rahatlıkla halledilir. Zaten ne yapacağınızı, nasıl yapacağınızı biliyorsunuzdur. uzun süre düşündükten sonra 1 saat kadar önce ilk kodları yazdım. Temel olarak nasıl bir şeyler istediğimi biliyorum zaten. 1-2 hafta içinde tamamen biteceğine inanıyorum bu projenin. Ondan sonrası mı? Sıkılmaya devam..:(

Son 1 gün

Blog’um “hacklendi”. Veritabanım silindi. 6-7 aydır yazdığım herşey gitmişti. Sanki birileri günlüğümün üzerine benzin dökmüşte yakmış gibi hissettim. Eğer günlük alınan yedekler olmasaydı zaten uğraşmaya değmezdi, devam etmezdim sanırım. Şu anda herşey eskisinden daha iyi durumda sanırım. Tüm güncellemeler yapıldı. Hala 1-2 eksik var ama onları da 1-2 gün içinde tamamlarım sanırım. Hala mutluyum, hala huzurluyum!

Unutulmuş bir not olarak, Aysima’ya -web sitemin yayınlandığı firma- hızlı şekilde destek verdikleri için teşekkür etmem gerekiyor. Ben cpanel’e giremezken çok kısa sürede cevap verdikleri için teşekkürler…

Hayat devam ediyor, mutluyum, huzurluyum, baskı yok, sınır yok, dert yok…Yazmaya devam ediyorum. Kafamın içerisinde dolaşıyor onlarca kelime, çok gürültü oluyor bazen, sonra kısa bir sessizlik, anlamlar çıkıyor sonra, kurşun kalemi alıp açıyorum defterimi, yazıyorum sonra “Yıldızları seyredin, hayallerinizi unutmayın, mutlu olmaya bakın biraz da, hayat devam ediyor nasılsa.”

*Yazacak birşey bulamadım ki böyle birşey yazdm:)

Soğutucu sprey denen gereksiz bir şey var hayatta, genelde ezilmelerde falan filan kullanılır, piercing uygulamalarında kısa süreli uyuşturma içinde kullanılabilir. Eğer uzun süre tek bir noktada kullanırsanız bölgede soğuk yanması denen şeye benzer birşeyler olabilir. Bizzat yaşanmıştır 1 yıl kadar önce :) İyileşmesi çok uzun sürer, öyleki kolumda halen yara şeklinde durmaktadır izi :D yeni yeni iyileşme belirtileri gösteriyor, 1-1,5 ay içinde düzeleceğini umuyorum tabii ki :) ve buradan çıkarmamız gereken en önemli sonuç ise görüldüğü üzere yazacak birşey bulamamam. Tabii 2-3 hafta içinde İran-Devrim videosu ile ilgili bir yazı ve mini bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Umarım vakit bulabilirim :) En azından yazma isteği gelir bir yerlerden :p

Fazla bir yorum yapılmasına gerek yok aslında günümüz İran’ına gelen sürecin başlangıcı olan Şah’ın yıkılması ile başlayan devrim için..

httpv://www.youtube.com/watch?v=hq92dSLnqQI

Sevilesi Soru

2006 ÖSS de biyoloji-2 testinde çok hoşuma giden bir soru vardı, aşağıda kendileri:)

Botoks, insanda uygulandığı bölgede sadece motor
sinirlerdeki iletimi engellemek için kullanılan bir mad-
dedir.
Buna göre, botoks, uygulandığı bölgede,
I. uyarıların alınarak merkezi sinir sistemine iletil-
mesi,
II. tepki organında cevap oluşması,
III. uyarıların merkezi sinir siteminde algılanması
işlevlerinden hangilerini engeller?

A) Yalnız I  B) Yalnız II  C) Yalnız III
D) I ve II  E) II ve III

Bugün neredeyse İstanbul’daydım, olmadı, hava kötü dediler, fırtına olacak dediler, gidemedik bu sefer oraya.

Gidesim var ama hala, gidip boğazı göresim, üzerinden geçesim, birbirinden habersiz kalabalıkta kaybolasım, Harem’de otobüse binesim, Esenler’de 5TL’ye 5 tost yiyip sabaha kadar internet kafede Cem Yılmaz izleyesim var :) Kaybolmasam da diğerleri başıma geldi :) :p

Aslında yazmak istemiyorum bu olayı, düşünmek bile üzüyor çünkü. Yine de aklıma gelen düşünceleri paylaşmak istiyorum;

Eğer ölenler sadece kadınlar olsaydı, olay bu kadar büyütülmeyecekti, hatta birer gün arayla olsaydı haberimiz bile olmayacaktı, töre denilip geçilecekti. Her durumda iğrenç, rezalet, hatta devletin biraz da “bittiği” noktaya gelmiş oluyoruz.

Eğer olayı korucu adı altında çalışanlar yapmasaydı, olay terör olayı denilecek ve adeta sıradanmış gibi üstü kapatılacaktı. Sonuçta birileri devletin silahlarıyla 44+3 kişiyi öldürdü… Terör kim yaparsa yapsın terördür. Devlet kendi emri altındakilere sahip olamadığı kadar sorumludur bence.

Olay sonrasına bakalım, bakan falan filan geliyor yollar yapılsın! gülüp geçtim halime…

Daha fazlası yazılır aslında, yine de kalsın bu kadar…


yusufunalan.* ® Yusuf Emre ÜNALAN ® 1988-2174 © Herşey için izin alın uğraştırmayın fazla...